Dünya Miras Şehri SAFRANBOLU’nun Plastik Çitleri

İbrahim CANBULAT, Usta Mimar

2007 yılı ortalarında, o zamanlar Safranbolu Belediyesi encümen üyesi olan İnşaat Mühendisi Mehmet Adalar, benden Safranbolu tarihi merkezinde kullanılacak parmaklıklar için bir tasarım istedi. İki kanyona yerleşmiş bulunan tarihi kente hemen her noktada güvenlik nedeniyle parmaklık kullanma zorunluğu vardır. Bu parmaklıklar adeta Safranbolu kent dokusunun önemli öğelerinden biridir. Buna karşın halıhazır  parmaklıklar özensiz bir şekilde gelişigüzel kaynatılmış çeşitli metal profiller kullanılarak yapılmışlardı. Yeterli güvenliği sağladığı şüpheli parmaklıklar estetik olmak bir yana görsel kirlilik yaratacak kadar da çirkindi.

Tasarım kriterlerimin en başına, tarihi kente bakışlarda ve fotoğraflarında öne çıkmayacak kadar alçak sesli, ancak tasarım kalitesi olan ve her şeyden öncesi güvenli bir ürün gerektiğini not ettim. Tüm tasarım sürecini anlatacak değilim. Ama, hayal meyal hatırladım çocukluğumun Sirkeci Halkalı Banliyö tren hatlarının çevresinde kullanılan yalın bir çözümün benim için esin kaynağı olduğunu belirtmeliyim. Parmaklıklarda eski tren rayları kullanılmaktaydı. Bu çağrışım ardından Kardemir’in hurda ambarını çağrıştırdı ve ana eleman olarak I Profilleri tasarım paletime yerleştirdim. Böyle bir çözüm ekonomik olduğu kadar, Safranbolu – Kardemir duygusal bağıyla da paralellik kurmaya olanak sağlıyordu. Sonrasında ürünü AutoCAD ile üç boyutlu olarak tasarladım ve bir teknik şartname hazırladım. I140 Profiller, hemen her yerde eğimli araziye kolayca yerleştirilebiliyor ya da dik olarak çakılabiliyor; bunların arasında yer alan O Profiller ise eğime koşut adeta akıyorlardı.

Mehmet Yıldırım Usta’nın yoğun ve titiz çabası ile gerçekleştirdiği ilk örnekler Akçasu Mahallesi’nde yerlerine kondu. Kanımca, yukarıda belirttiğim gibi oldukça alçak sesli olması nedeniyle de kimsenin dikkatini çekmediler. Yaşadığım şehre hizmet bab’ından tümüyle amatörce yapılan tasarım sonrasında, ortaya çıkan örneklerin Akçasu Kanyonu ile uyuşumu ve hiçbir yerde görünümün önüne geçmiyor olması bana keyifli bir mesleki doyum sağladı.

Daha sonra yerel seçimler yapıldı ve yönetim değişti. Geçen aylarda Safranbolu’nun yeni merkezinde yol çalışmaları sonrası kullanılan Plastik Çit’leri beğenmemekle birlikte pek de umursamadım; ta ki Hilmi Bayramgil Caddesi’nden aşağı kıvrılana dek… Kısa bir sürede içinde de plastik çit tarihi kente yayılıverdir. Türkiye’nin her yerinde ortaya çıkan orta sınıfın müstakil evlerinin bahçelerinde kullanılmak üzere geliştirilmiş bulunan –üzerlerine kimse oturmasın diye tepeleri sivri- ucuz plastik çitler tarihi kentin tüm önemli bakışlarını yer çekimine direnerek çarpıtmış ve sınırlamıştır. Ayrıca tasarımından kaynaklanan montaj sorunları da vardır. Beton zemine çelik dübel ve cıvatalarla monte edilmek üzere tasarlanmış plastik çitler birçok yerde kaykılmış ve bakıma alınmış bulunmaktadır. Geçende Akçasu Mahallesi’nde bir yürüyüş yaptım ve plastik çitlerin, önceki çitler kesilerek üzerlerine tutturulduklarını gördüm; üzüldüm.

Ümidim, birilerinin plastik çitlerin Dünya Miras Şehri Safranbolu’ya yakışmadığını söylemesi ve uygulamanın önüne geçmesiydi. Olmadı.

Farkında mısınız?

3 Comments

  1. Ürün boya ve bakim gerektirmemesi acisindan kullanisli bence. Dokum gorunumunu ucuza mal ediyorsunuz ve boya derdinizde olmuyor. Eviniz deniz kenarindaysa duvarlari icin ideal bence. Safranboluna gelince, yerinde kullanilmadiginda urun siritmakta ve yogun gorunumu arka plani engellemekte. Burada kullanim yerleri iyi belirlenmeli..

    Reply

Leave a Reply

Fill in your details below or click an icon to log in:

WordPress.com Logo

You are commenting using your WordPress.com account. Log Out / Change )

Twitter picture

You are commenting using your Twitter account. Log Out / Change )

Facebook photo

You are commenting using your Facebook account. Log Out / Change )

Google+ photo

You are commenting using your Google+ account. Log Out / Change )

Connecting to %s