Son Çaltıkoru Peyniri

IMG_6755

IMG_6757.jpg

IMG_6762 copy

IMG_6764.jpg

Bergama yada İzmir tulum peyniri olarak bildiğimiz lezzetli peynir, Oğuzların, Kayı Boyuna ait Karakeçili Aşireti tarafından bölgeye getirilmiştir. Hala da Bergama’nın birkaç köyünde özgün şekliyle üretilmektedir. En lezzetlisinin ise Çaltıkoru Köyünde yapıldığı söylenegelir. Kanımca Çaltıkoru Peyniri, bölgenin değil Türkiye’nin en lezzetli peynirlerinden biridir. Akrabası olan Erzincan tulum peynirinin de Karakeçili Yörükleri tarafından Doğu Anadolu’ya tanıtıldığı ileri sürülmektedir.[1] Çoban peyniri olarak da isimlendirilen peynirin üretiminde yalnızca koyun sütü kullanılır ve kurutulmuş kuzu şirdeni ile mayalanır. Günümüzde, mandıra yapımı olanlarında -ne yazık ki- koyun sütüne inek sütü karıştırmaktadır. Ancak, Çaltıkoru peynirinin eşsiz lezzetini koyunların cinsi yanında, yaşadıkları coğrafya ve beslendikleri floraya bağlamak gerekir. Bergama halıları arasında özgün desenleriyle Karakeçili halılarının özel bir yeri olduğunu belirtmeliyim.

IMG_6770.jpg

Hafta sonu evimize Çaltıkoru peyniri satın almak üzere eşimle yollara düştük. Çaltıkoru Köyü, Bergama’nın kuzey doğusunda ve merkezine yaklaşık 30 km mesafede bulunmaktadır. Köye girişte bizi şaşkınlığa uğratan 1996 yılında projelendirilen ve 2012 yılında su tutmaya başlayan Çaltıkoru Sulama Barajı’nın köyün önemli bir bölümünü yutmuş olmasıydı. DSI, sular altında kalacak evleri kamulaştırmış, daha yüksekte bulunan 20 kadar eve ise dokunmamıştı. Köyde sosyal hayat ve üretim tümüyle sona ermiş, evleri kamulaştırılanlar göçmüş, geri kalanlar ise kendi evlerinin de kamulaştırılması için çaba göstermekteydi. Onlar da gidiciydi. Sonuçta “Çaltıkoru” artık yalnızca barajın adında yaşayabilecekti.

IMG_6765 copy.jpg

Yollarında artık kimselerin görünmediği köyde rastladığımız bir kişiye, ellerinde Çaltıkoru peyniri bulunup bulunmadığını sorduk. Olumsuz yanıt aldık. Yalnızca dün komşuları Ramazan Kara’nın çarşıya satmak üzere bir teneke peynir götürdüğünü, satamadığını ve söylene söylene geri getirdiğine şahit olduğunu söyledi. Önüme takıldı ve beni Ramazan Kara’nın köyün yükseklerinde bulunan evine götürdü. Ramazan Kara, peyniri –yine- söylene söylene getirdi, ancak satın alırsam tadına bakabileceğimi belirtti. İnek sütü kullanıp kullanmadıklarını sordum; “Bu köye ineğin boku bile giremez”  diye yanıt verdi. Teneke 10 kg’lıktı. Bizim için çok fazla olmasına karşın, eşe dosta dağıtabileceğimizi düşünerek son Çaltıkoru peynirinden satın aldık. Büyük bir törenle (!) tenekenin kapağı açıldı ve eşsiz tadı paylaşıldı. Ramazan Kara’nın kilerinde “Son Çaltıkoru Peyniri”nden birkaç teneke daha varmış.

Anadolu’nun kaybolan lezzetlerinden birini anılarınızda yaşatmak için çok geç kalmayın. Ramazan Kara’ya bu arada selamımı söylemeyi de unutmayın: 0537 6361649.

[1] http://atillanirvana.blogspot.com/2013/02/bergama-tulum-peyniri-bergama-tulum_12.html

Advertisements

SAFRANBOLU: Under the Impact of Tourism and the New City Dwellers*

İbrahim CANBULAT, M. Arch

77650042.JPG

Photo: Ironsmiths’ Market

 

Site Name: City of Safranbolu

Year of Inscription: 1994

Id N°: 614

Criteria of Inscription: (ii) (iv) (v)

  • By virtue of its key role in the caravan trade over many centuries, Safranbolu enjoyed great prosperity and as a result it set a standard for public and domestic architecture that exercised a great influence on urban development over a large area of the Ottoman Empire Criterion (ii).
  • Safranbolu has preserved its original form and buildings to a remarkable extent Criterion (iv).
  • …continuous efforts must be made to preserve the traditional townscape Criterion (v).

Paphlagonia

it is known that money was minted by Dadybra in the second-third centuries AD (Ramsey, 1890, 193; Oaks, et al., 2001, 4: 43-44). Based on Byzantine historians, Cramer (Cramer, 1832, 1: 238) writes that Dadybra was a patriarch settlement. In the official registers of Rome, it was regularly stated as one of the 6 cities of Paphlagonia starting as of AD 325 (Ramsay, 1890, 196-197). Most important of all, it has always had the attribute of being a strategic point due to the fact that it is at the junction of the secondary caravan roads connecting Central Anatolia to the Black Sea ports.

Climax in 18th Century

Safranbolu was a province of the Kastamonu Sanjak and in the 18th century, providing that the port duties of Inebolu are excluded from the evaluation, Safranbolu that had tax revenues even higher than Kastamonu became the largest economy of the Sanjak. Following The Celali Uprisings Safranbolu’s success in industry and trade should actually be attributed to a more liberal environment as for some time the Ottomans governed the economy through the local notables. We know that the most important element of the Safranbolu economy in the 18th century was the operation of the caravans. This brought Safranbolu material wealth as well as cultural wealth which was the result of intercultural relations. All these were the igniters of perfect city scape and impressive mansions and of course high level social life.

Decline

Beginning of 20th Century, Safranbolu lost all important economic activities:

  • New highways and railways (1934) diminished caravan operations.
  • Tanneries lost competition against modern processes mainly foreigners.
  • City dwellers of Safranbolu migrated to big cities.
  • Very first heavy industry (Iron & Steel) of the new Turkish Republic was made in the vicinity of Safranbolu (1937-9).

Conservation Efforts

  • After the European Architectural Heritage Year (1975) Safranbolu became a conservation domain for academic corps.
  • Municipal Consul ratified a conservation decree (1976) which was the first in Turkey.
  • Some land marks and mansions were restored.

Acquaintance with Tourism

  • TTOK (Turkish Auto Club) purchased and restored a mansion as first hotel in Safranbolu Historic Center (1991).
  • Conservation City Plan has been made (1991).
  • Local governor promoted bed and breakfast facilities, created a cooperative for the hoteliers and provided training (1993).
  • Safranbolu became UNESCO World Heritage (1994)

Deindustrialization

  • Iron and Steel Industry technically bankrupted and privatized (1995).
  • This caused a mass investment in tourism and related economic activities.

Document1.jpgChart: Population, Hotel Bed Capacity and Hotel Accommodation in Time

Effects on Physical and Social Structures

  • Mass tourism created heavy traffic impact on the originally pedestrian historic center.
  • Environmental Capacity is surpassed, especially in the weekends.
  • Over 90 historic mansions revitalized to high density mid-level hotels. Reconstruction and face-lifting boomed.
  • Majority of houses are emptied to be sold to hoteliers where by left dilapidation.
  • Historic shopping district turned to souvenir shops.
  • Social life was terribly effected in the historic district. Consumer prices are increased. Younger generation left historic city and moved to new settlements. Average age of the dwellers is getting higher.

*) This is the resume of the presentation at World Heritage Watch Symposium, İstanbul July 8-10, 2016.