Osmanlı Evi

Ölçüler

Advertisements

Osmanlı Evi’nin Evrimi / Anadolu – Osmanlı Sentezinde Strüktür ve Form

Karaağaç Melling.jpg

AHŞAP YAPILARDA KORUMA VE ONARIM SEMPOZYUMU 4, 26-27 NİSAN 2016, İSTANBUL’da İkinci gün sunacağım bildiri için seçme kaynakça:

 

AHUNBAY, Z. (1996) Tarihi Çevre Koruma ve Restorasyon YEM Yayın, İstanbul.
AKIN, N. “Osmanlı Döneminde Anadolu Konutuyla Balkan Konutu Arasındaki Ortaklıklar.” Tarihten Günümüze Anadolu’da Konut ve Yerleşme. Tarih Vakfı. İstanbul, tarihsiz, 269 – 277.
AKSOY, E. (1963) “Orta Mekan: Türk Sivil Mimarisinde Temel Kuruluş Prensibi” Mimarlık ve Sanat, İstanbul, s. 7-8, ss. 39-92.
ALTINAY, A. R. (1987) Onuncu Asr-ı Hicride İstanbul Hayatı, Hazırlayan Abdullah Uysal, T.C. Kültür Bakanlığı, Kültür Eserleri, Ankara.
ALTINER, A. T. & BUDAK, C. (1997) the Konak Book. A Tepe Publication, Istanbul.
AREL, A. (1982) Osmanlı Konut Geleneğinde Tarihsel Sorunlar. EÜ, Güzel Sanatlar Fakültesi, İzmir.
ARSEVEN, C. E. (1956) Türk Sanatı Tarihi / Menşeinden Bugüne Kadar Mimari, Heykel, Resim, Süsleme ve Tezyini Sanatlar, Milli Eğitim Basımevi, İstanbul, c. 3 (Mimari Kısım).
ARSLAN, H. (2014) “Boğaziçi’nde 18. Yüzyıldan Kalma Bir İstanbul Evinin Durumu Hakkında Sanat Tarihi Bağlamında Yeni Değerlendirmeler” ODTÜ, Mimarlık Fakültesi Dergisi, Ankara, c. 31, s. 1, ss. 97-117.
ASATEKİN, G. (1994) “The Role of the Inhabitant in Conservation / a Proposal for the Evaluation of Traditional Residential Architecture in Anatolia” Basılmamış Doktora Tezi, ODTÜ Mimarlık Fakültesi, Ankara.
BANSDORFF, M. etc.. (1995) Edited Gökçüoğlu Evi / A House in Bağlar, the Summer Town of Safranbolu, Turkey / Anatomy of a Building, Tampere University of Technology, Department of Architecture, Publication of the Laboratory of Building Anatomy and Pathology, Tempere.
BATUR, A. (2005) Doğu Karadeniz’de Kırsal Mimari, Milli Reasurans Art Gallery, İstanbul.
BEKTAŞ, C. (2007) Türk Evi, Bilişim, İstanbul.
BERK, C. (1951) Konya Evleri, İTÜ, Mimarlık Fakültesi, İstanbul.
CANBULAT, İ. (2006) Mektepçiler Evi (Safranbolu Medresesi) Restorasyonu, Mimarlık, sayı 3 3 0 , 3 7 – 3 9 . http://www.mo.org.tr/mimarlikdergisi/index.cfm?%20=mimarlik&DergiSayi=47&RecID=1150
CANBULAT, İ. (2009) “Safranbolu 4 Konak” Ahşap Eğitim Atölyesi, İBB, KUDEB, İstanbul, ss. 129-139.
CANBULAT, İ. (2010) Safranbolu’da Koruma, Hazırlayan Gönül Pultar, Yapılar Fora / Mustafa Pultar’a Armağan Kitabı. Tetragon, Haziran. 261–270.
CANBULAT, İ. (2012) “Gökçüler Konağı Restorasyonu ve bir Butik Otel Olarak İşlevlendirilmesi”, 08-09bEkim 2012 Ahşap Yapılarda Koruma ve Onarım Sempozyumu Bildiri Kitabı, İBB, KUDEB, İstanbul, ss. 75-88.
CERASI, M. M. (1999) Osmanlı Kenti / Osmanlı İmparatorluğu’nda 18. ve 19. Yüzyıllarda Kent Uygarlığı ve Mimarisi. Çeviren Aslı Ataöv, YKY, İstanbul.
DENEL, S. (1982) Batılılaşma Sürecinde İstanbul’da Tasarım ve Dış Mekan Değişim ve Nedenleri, ODTÜ, Mimarlık Fakültesi, Ankara.
DERNSCHWAM, H. (1987) İstanbul ve Anadolu’ya Seyahat Günlüğü, Çev. Y. Önen, Kültür ve Turizm Bakanlığı, Ankara.
EKİNCİ, Z. (2005) Anadolu Türk Evi Geleneğinde Birgi Örneği ve Sandıkoğlu Konağı / Bir Konağın Kurgusu, Yapı Yayın, İstanbul.
ELDEM, S. H. (1967) Yapı / Birinci Seri, DGSA, Y. Mimarlık Bölümü, İstanbul.
ELDEM (1977) Köçeoğlu Yalısı, Bebek, Apa Ofset Basımevi, İstanbul.
ELDEM, S. H. (1984) Türk Evi / Osmanlı Dönemi, 3 Cilt, T.A.Ç. İstanbul.
ESİN, E. (1976) M. IX-XIII. Yüzyıl Uygur Köşklerinden Safranbolu Ev Mimarisine Gelişme” MTRE Bülteni, İstanbul, C. 2, s. 5-6, ss. 15-18.
ESİN, E. (1981) “Lale Devrinde Türkistan İlhamı” Türk Dünyası / Araştırmalar Dergisi, İstanbul, C. 2, s. 10, ss. 5-32.
EVREN, M. (1959) Türk Evinde Çıkma, İTÜ, Mimarlık Fakültesi, İstanbul.
FAROQHI, S. (1993) Osmanlı’da Kentler ve Kentliler / Kent Mekânında Ticaret, Zanaat ve Gıda Üretimi 1550 – 1650 Çeviren Neyyir Kalaycıoğlu Tarih Vakfı Yurt Yayınları, İstanbul.
FLETCHER, Sir B. (1967) A History of Architecture on the Comparative Method, Rev. by R. A. Cordingley, The Athlone Press, London.
GOODWIN, G. (2003) A History of Ottoman Architecture, Thame & Hudson, London.
GÖÇER, O. (1977) “Safranbolu’dan İki Ev” MTRE Bülteni, İstanbul, c. 3, s. 9-10, ss. 28-36.
GÜNAY, R. (1998) Tradition of the Turkish House and Safranbolu Houses. Yapı-Endüstri Merkezi, Istanbul.
İMAMOĞLU, V. (1992) Geleneksel Kayseri Evleri, Türkiye Halk Bankası, Ankara.
KAFESÇİOĞLU, R. (1949) Orta Anadolu’da Köy Evlerinin Yapısı, Yeterli Tezi, İTÜ, Mimarlık Fakültesi, İstanbul.
KARPUZ, H. (1984) Türk İslam Mesken Mimarisinde Erzurum Evleri. Kültür ve Turizm Bakanlığı, Ankara.
KAYA, Ş., B. UYSAL ve M. R. SÜMERKAN (2001) “Tarihi Safranbolu Evlerinin İskelet Yapısı” Ahşap Kültürü / Anadolu’nun Ahşap Evleri, Der. A. Özköse, Kültür Bakanlığı, Ankara.
KÖMÜRCÜOĞLU, E. (1950) Ankara Evleri, Doçentlik Tezi, İTÜ Mimarlık Fakültesi, İstanbul.
KUBAN, D. (1995) the Turkish Hayat House. Eren, İstanbul.
KUBAN, D. (2000) Tarihi Çevre Korumanın Mimarlık Boyutu / Kuram ve Uygulama YEM Yayın, İstanbul.
KUBAN, D. (2001) Vanished Urban Visions / Wooden Places of the Ottomans, Yem Yayın, İstanbul.
KÜÇÜKERMAN, Ö. & GÜNER, Ş. (1995) Anadolu Mirasında Türk Evleri. T.C. Kültür Bakanlığı, Ankara.
NAUMANN, R. (1985) Eski Anadolu Mimarlığı. Çeviren U. Bahadır Alkım, Türk Tarih Kurumu, Ankara.
NEVE, P. “Housing in Hattusa, the Capital of the Hitite Kingdom” Tarihten Günümüze Anadolu’da Konut ve Yerleşme. Tarih Vakfı. İstanbul, tarihsiz, 99 – 115.
OKYAY, İ. Safranbolu / Koruma İmar Planı / Yönetmelik, Rapor, Tarihsiz.
ONGUN, B. A. (1936) Safranbolu İmar Planı Raporu Belediyeler Dergisi yıl 1, sayı 11, Haziran 1936, 60–73.
ORHUN, D. (1999) “‘Türk Evi’ mi, Yaşamada Tümleşik Ev mi?” Yapı, s. 217, ss. 76-82.
ÖZKÖSE, A. Der. (2001) Ahşap Kültürü / Anadolu’nun Ahşap Evleri. Kültür Bakanlığı, Ankara.
PEARCE, D. (1998) Conservation Today Routledge London & New York.
PENDLEBURY, J. (2009) Conservation in the Age of Consensus Routledge, London & New York.
RAITH, E. (2014) …in Fluss Mikrourbannistische Notizen zu Orhid. Staedtebau, TU, Wien.
SAKAOĞLU, N. (1978) Divriği’de Ev Mimarisi, Kültür Bakanlığı, Ankara.
SAKAOĞLU, N. (1989) “18. Yüzyılda İstanbul Evleri ve Sorunları” Tarih ve Toplum, İstanbul, c. 12, s. 70, ss. 26.218-33.225.
SAYAN, Y. (1997) Uşak Evleri, Kültür Bakanlığı, Ankara.
SAYAN, Y. ve Ş. ÖZTÜRK (2001) Bitlis Evleri, Kültür Bakanlığı, Ankara.
SEY, Y. Der. (1996) Tarihten Günümüze Anadolu’da Konut ve Yerleşme, Tarih Vakfı, İstanbul.
SEY, Y. Der. (1999) Tarihten Günümüze Anadolu’da Konut ve Yerleşme, Tepe Mimarlık Kültürü Merkezi, Ankara.
SEZER, H. () “1894 İstanbul Depremi Hakkında bir Rapor Üzerine İnceleme” http://dergiler.ankara.edu.tr/dergiler/18/25/148.pdf
SEZER, L. (1979) A Conservation Proposal in Safranbolu Unpublished Thesis Submitted to the Department of Restoration of the Faculty of Architecture of the Middle East Technical University, Ankara.
SÖZEN, M. (1976) Safranbolu Anıtları. Türkiye Turing ve Otomobil Kurumu Belleteni, cilt 554 sayı 333, Temmuz – Ağustos 1976, 7–15.
SÖZEN, M. (2001) Türklerde Ev Kültürü, Doğan Kitapçılık, İstanbul.
TANMAN, M. B. (1994) “Divanhane”, İslam Ansiklopedisi, İSAM, İstanbul, c. 9, ss. 437-444.
TOMSU, L. (1950) Bursa Evleri, Doçentlik Tezi, İTÜ Mimarlık Fakültesi, İstanbul.
TAKAOĞLU, T. Der. (2005) Ethnoarcheology Investigations in Rural Anatolia, v. 2, Efe Yayınları, İstanbul.
TANYERİ, U. (Tarihsiz) “Anadolu’da Bizans, Osmanlı Öncesi ve Osmanlı Dönemlerinde Yerleşme ve Barınma Düzeni”, Derleyen Yıldız Sey, Tarihten Günümüze Anadolu’da Konut ve Yerleşme. Tarih Vakfı, İstanbul, 405–471.
TANYERİ, U. (1996) “Klasik Dönem Osmanlı Metropolünde Konutun ‘reel’ Tarihi: Bir Standart Saptama Denemesi” Prof. Doğan Kuban’a Armağan, Z. Ahunbay, D. Mazlum ve K. Eyüpgiller, Der., Eren, İstanbul, ss. 57-71.
TANYERİ, U. (2006) “Osmanlı Metropollerinde Evlerin Konfor ve Lüks Normları (16.-18. Yüzyıllar)” Soframız Nur Hanemiz Mamur Der. S. Faroqhi & C. K. Neumann, Kitap Yayınevi, İstanbul, ss. 333-349.
TOMSU, L. (1950) Bursa Evleri, İTÜ, Mimarlık Fakültesi, İstanbul.
TUZTAŞI, U. ve İ. YÜCE AŞKUN (2013) “T’ürk Evi’ İdealleştirmesinde ‘Osmanlı Evi’ ve ‘Anadolu Evi’ Kavramlarının Ortaklıklarına İlişkin İşlevsel Açıklamalar”, Bilig, S. 66, ss. 273-296.
USMAN, M. (1958) Antik Devir Küçük Asya Evleri, İTÜ, Mimarlık Fakültesi, İstanbul.
VITRUVIUS (1990) Mimarlık Üzerine On Kitap. Albert A. Howard’dan çeviren Suna Güven, Şevki Vanlı Mimarlık Vakfı, Ankara.
YAVUZ, A. T. (2000) “Osmanlı Kentlerinin Korunmasında Özgünlük Sorunu” Ortadoğu’da Osmanlı Dönemi Kültür İzleri Uluslar Arası Bilgi Şöleni Bildirileri, 25–27 Ekim 2000, Hatay. – 28 Ekim 2000, İskenderiye. Atatürk Kültür Merkezi Başkanlığı Yayınları, cilt II, 597–603.
YERASİMOS, S. (2006) “16. Yüzyılda İstanbul Evleri” Soframız Nur Hanemiz Mamur Der. S. Faroqhi & C. K. Neumann, Kitap Yayınevi, İstanbul, ss. 307-332.
YÜREKLİ, H. & F. YÜREKLİ (2005) Türk Evi / Gözlemler Yorumlar, Yapı Yayın, İstanbul.

Konaklama İşletmelerinin Denetlenmesi ve Bir Denetlenme Hikayesi

İbrahim Canbulat

SAFRANBOLU TURİZM PAYDAŞLARI ÇALIŞTAYI MERKEZİ VE KIRSAL TURİZM MEKAN YÖNETİMİ ÇALIŞMA GRUBU RAPORU’nu tartışmaya devam ediyorum.1 Bu yazıda ise raporun üç ayrı yerinde geçen denetleme sorununu tartışmak istiyorum. Dün yayınladığım yazıyı okuyanlar, konaklama işletmelerinde en önemli denetlemeyi konukların kendilerinin yapmakta olduğu yönündeki görüşümü biliyorlar. Bu bağlamda yılda 250 bin kadar kişi tarafından denetlenmekte ve sonuçlarının sosyal medyada paylaşılmakta olduğunu  bir kez daha anımsatmak istiyorum.

Konaklama işletmelerinin arasında rekabet olması kaçınılmazdır ve sağlıklıdır da. Ancak, en önemli rekabet 3 yıldızlı kent otelleriyle konak oteller arasında olandır. Yine önceki yazımı okuyanlar, 8 yıllık otelcilik deneyim olduğunu hatırlayacaklardır. Son yıllarda artık hızını kaybetmiş olmakla birlikte, “konak otellerin ısıtılmadığı; soğuk olduğu” şeklindeki ise en sık rasladığımız algı oluşturma saldırısıdır. Geçen dönemlerde özellikle 3 yıldızlı otellerin birinin işletmecisi Safranbolu Sanayi ve Ticaret Odası YK Başkanı olunca bu rekabet kuvveden fiile de taşınmıştı. Sonuçta, SSTO’nun toplantılarında denetleme sorunu sıkça gündeme getirilmeye başladı, ardından da oluşturulan 5-6 kişilik ekipler tarafından denetlenir olduk. Böyle bir denetlemeyi Gülevi Safranbolu da yaşadı. Bu konuya daha sonra döneceğim.

Ancak şimdi, dün listelediğin booking.com ve tripadvisor.com değerlendirmelerinde, Safranbolu’da yatak kapasitesinin yaklaşık üçte birini sağlayan 3 yıldızlı kent otellerinin not ortalamasını vermek istiyorum. Bunlar: Zalifre Otel, Uz Otel, Çelik Palas Otel, Bağlar Saray ve Diamond Park Otel’dir. Bu işletmelerin konuk değerlendirme puanlarının ortalaması:

booking.com: 7,4 (tam 10 üzerinden)2

tripadvisor.com: 3,7 (tam 5 üzerinden)3
Buna göre göre 3 yıldızlı kent otellerinin konuk değerlendirme not ortalamalarının genel ortalamalara oranı:
booking.com: 7,4 / 8
tripadvisor.com: 3,7/ 4,2
bulunmaktadır ve Kültür ve Turizm Bakanlığı’nca sıkıca denetlenmekte olan 3 yıldızlı kent otelleri her iki sitede de ortalamanın altında konumlanmaktadır.

Dönelim Gülevi Safranbolu’nun denetlenmesi hikayesine…

Günün birinde aralarında İlçe Emniyet Müdürlüğü, Belediye, Maliye, SSTO denetçilerinin ve başlarında bir ziraat mühendisinin bulunduğu heyet tarafından -önceden haber verilmeksizin- denetlendik. Ziraat mühendisi olan başkan katlara çıkarken, ayakkabılarını çıkarmak zorunda olmadığını söylediğimizde şaşırdı. Aslında Gül ve ben Gülevi Safranbolu projesi başlamadan önce oldukça sık konak otellerde kalmış ve ayakkabı çıkarmanın konukları rahatsız etmekte olduğunu deneyimlerimizle görmüştük. Bu olumsuz görüşlere sosyal medya da raslanmaktadır. Bunun sonucu olarak, restorasyonlarımızda spor salonlarında kullanılan dayanıklı bir ahşap cilasını kullanmıştık. Geçen zaman içinde bunun ne denli doğru bir uygulama olduğuna inancımız artmış bulunuyor. Gülevi Safranbolu’nın tüm döşemeleri hergün düzenli olarak süpürülüyor ve paspas yapılıyor. Denetleme sonrası ziraat mühendisi olan başkan olumsuz bulduğu iki noktayı daha not etti:
“Konaklarımızın her iç kapısı diğerinden farklıydı. Kent otellerine bakıp standart otel kapıların nasıl olması gerektiğini görmeliydik.” Diğeri ise “genel tuvaletlerde kullandığımız bir kullanımlık pamuk el havlularına bir anlam verememiş; neden kağıt havlu kullanmadığımıza” takılmıştı. Kendisiyle tartışmaya girmemeyi tercih etmiş; 220 yaşında bulunan konaklarımızın hala yaşayan yapı elemanlarının yaşamlarını özenerek nasıl uzatmakta olduğumuzu ve tek kullanımlık kumaş havluların önde gelen lüks otellerde yaygın olarak kullanılmakta olduğunu kendisine söylemeyi gereksiz bulmuştuk.

Sonuçta denetleme raporunun bize bırakılan kopyasından, tüm diğer mali, güvenlik, yangın vb konularda sorun olmadığını buna karşın “Oldukça temiz” olduğumuzu öğrendik. “Oldukça temiz”in ne anlama geldiğini hala anlayabilmiş değiliz.

____________________________________

1 https://gulevisafranbolu.wordpress.com/2014/07/27/safranboluda-bulunan-otel-ve-pansiyonlarin-

sosyal-medya-verileri-isiginda-degerlendirilmesi/

2 Çelik Palas Otel’in booking.com değerlendirmesi bulunmamaktadır.

3 Uz Otel BB olarak sınıflandırılmaktadır.

Leyla Gencer Trail

DSC02803

Known as “La Diva Turca” (The Turkish Diva) and “La Regina” (The Queen) in the opera world, Gencer was a notable bal canto soprano who spent most of her career in Italy, from the early 1950s through the mid-1980s, and had a repertoire encompassing more than seventy roles. She made very few commercial recordings; however, numerous bootleg recordings of her performances exist[1]. His father was from Yörük (nomads) Village which is 11 km from historic center of Safranbolu.

DSC02826

YörükVillage is not only important because of “Leyla Gencer – La Diva Turca” but also as being a jewel-like village keeping the whole physical characteristics of its 19th century. Actually, the village had been established by Karakeçili Tribe a branch of Kayılı Turks in 1565. Once it used to be governed by a separate kadı[2] and was called “Yörükan-I Taraklı Borlu”[3] while Safranbolu was governed by a separate kadı and was called as “Medine-I Taraklı Borlu”. It is one of the known bektaşi (hetorodox Moslem) village with rich reflection of religious symbols on the detailing of the buildings as well as more open minded and liberal attitude of the villagers. Bektaşi villages were used as liaisons between Sunni (orthodox) governing elite and heterodox nomads for commercial and administrative reasons by Ottomans. The impressive mansions of Yörük Village are not actually rural dewellings but are more representing the cultural as well as material wealth of the villagers. It is known that the members of the Yörük Village used to control the majority of bakeries and pastries in İstanbul, the Ottoman capital in 19-20th centuries.

Presently, “The Leyla Gencer Culture and ArtCenter” is to be inaugurated in one of the mansions of Çeyrek family which is presently under restoration.

The Trail

DSC03107

We will depart by car to Çevrikköprü to place the lamb into the tandoor for famous Kuyu Kebab. Kuyu kebab is a famous dish which has not been known before 19th Century in Anatolia. It should be introduced by Tartars who migrated from Golden Horde after the Slavic invasion. We should be there around 11 AM to witness the preparation of the lambs and the tandoor as well as placing the lamb hangers into the tandoor. Then we will drive a short distance to visit YörükVillage. In the village we will visit the historic laundry and SipahilerMansion which is well known by its wall paintings. We like to cater our guests in the Turkish tea at the café-shop besides the village mosque. Afterwards we will turn back to Çevrikköprü to open the tandoor and being treated like nomads with lamb tandoor, pilaf and ayran.

Notes:

  • This trip can be arranged for groups of 6 – 12 explorers.
  • Project partners are GuleviSafranbolu, Batuta Tourism and Çevrikköprü Restaurant.

Please call Gül Canbulat (+90 530 2430045) for your questions and price


[2] Kadı was the local administrator as well as judge of towns in Ottoman administration system.

[3] Taraklı Borlu was the name of Safranbolu during Ottoman reign.

Ainsworth’s Trail

Safranbolu 001

William Francis Ainsworth (1807–1896) was an English surgeon, traveler, geographer and geologist, known also as a writer and editor. He was sent out by the Royal Geographical Society and the Society for Promoting Christian Knowledge. He went to Mesopotamia, through Asia Minor, the passes of the Taurus Mountains, and northern Syria, reaching Mosul in the spring of 1840. During the summer he explored the Kurdistan mountains and visited LakeUrimiyeh in Persia, returning through Greater Armenia; and reached Constantinople late in 1840. This expedition had financial troubles, and Ainsworth had to find his way home at his own expense. In 1842 he published an account of the Mesopotamia expedition entitled ‘Travels and Researches in Asia Minor, Mesopotamia, Chaldsea, and Armenia,’ London, 2 volumes.[1] The book can be reached thru http://books.google.com.tr/books?id=-IVxAAAAMAAJ&printsec=frontcover&hl=tr#v=onepage&q&f=false

He entered to the City of Safranbolu on October 21, 1837 and stayed 3 days and made visits to Karapınar and Bulak villages and gave us very important information regarding to the social life in Safranbolu as well as the condition of the city in the 18th Century like a French medic working in a military hospital in Safranbolu. Unfortunately, he could not refrain from the similar mistake about the past of Safranbolu like almost all historians did and fit “Flaviapolis: city of flowers” most probably by being inspired of extensive plantation of saffron.[2] It is also very surprising that he had seen the limb of Saint Stephan which must be fake according to Mango[3] at the Sabbath in Saint Stephanos Church in Kıranköy.

It seems that he was mainly concentrated in geographical and of course hydrological characteristics of the region but did not decline to visit all important archeological sites and gave us important information about the settlements of monasteries. From his book we know that Bulak was an important rural settlement of Greek Orthodox subjects but seems that they had very happy life and wealth in 19th due to the modernization of Ottoman Empire in the first half of the century[4].

IMG_3499

The Cultural Trail

Recently Keşkek (keshkek) – recipe will follow- has been inscribed in the UNESCO Intangible World Heritage List.[5] Bulak is well known with its keşkek tradition. In Bulak in almost all mansions there are ovens which are essential for cooking keşkek . Preparation of wheat berry for keşkek is made a day before. We like to guide you to the Village of Bulak to see the skinning of the wheat in a stone havan which are called “dibek” or “dübek” by wooden hammers in a special rhythm. You will witness the preparation of keşkek pots, Yaprak Dolması, Su Böreği and Baklava in an exceptional Bulak mansion. The oven will be fired and your hostesses will make Cevizli Bükme a special walnut pide and will serve with Turkish tea while you are experiencing the Turkish cuisine. After a while the temperature of the oven will be good for cooking keşkek, the keşkek pots will be placed in the oven and the mouth will be sealed with mud. This is whole for the day. You should come back next day to have keşkek after a patient but mouth watering wait. It takes about half a day to cook a delicious creamy dish with a low temperature.

IMG_3505

Next day we will go to Bulak Village before noon time and visit Türbe which is a naturally formed eye on the wall of Bulak Canyon and must be holly place all in its past, the Tumulus which should be mausoleum of a local land lord from Paphlagonia period. Afterwards you will join to the keşkek ceremony and the feast which will be started with cracking of the mud seal you had made the day before. Keşkek will be followed by yaprak dolması, su böreği and baklava.

IMG_3513

After the feast we will guide you where Ainsworth had seen the ruins of monasteries[6] on the way back to Safranbolu. The tour may be extended to the Bulak Cave on request.

Notes:

This trip can be arranged for groups of 6 – 12 explorers.

Project partners are GuleviSafranbolu, Batuta Tourism and Mr. Hakkı Eren

Please call Gül Canbulat (+90 530 2430045) for your questions and price.

Keşkek

Material: (for 6 persons)

Wheat berry: 1kg

Lamp meat preferably neck with bones: 1/2kg

Water

Salt and pepper to taste

Butter: 2 table spoon

You can find skinned wheat berry for the dish in many shops in Turkey. Wash and keep in water for 2-3 hours. You will need an ovenproof metal pot. Put drained wheat berry and meat in pot, add water to cover the ingredients, add salt and pepper to taste. Preheat oven to 80-90 degrees C. Put the covered pot into the center and leave cooking for 6 – 8 hours. Check water time to time. Remove the pot from the oven and separate meat on a plate, remove the bones and add the meat back to the pot. In some regions, the wheat berry and meat is beaten to a creamy dish with a wooden spate and some placed isn’t, like Bulak where they like the texture of keşkek and just lightly mix. Share into plates. Fry butter in a pan until brown and taste keşkek with the butter sauce. For a traditional flavour, do not use tomatoes and paprika which entered into the regional cuisines not earlier then 18th Century.

IMG_3518


[2] Today scholars generally accept that Safranbolu was former Dadybra and Flaviapolis should be today’s Devrek.

[3] Mango, C. “A Fake Inscription of the Empress Eudocia and Pulcheria’s Relic of Saint Stephen”, http://antichita.uniroma2.it/nearhome/nr01_mango.pdf

[4] Still there were 2 years ahead to Tanzimat Fermanı (Charter of Regulations) which declared the path to a more democratic society with human rights.

[6] The name of the place is Akyol Erenler. Generally the location names with –ören, -veren, etc. is short for –ruin. –eren should be a derivative. Unfortunately, the debris of the monasteries has been cleaned recently by the Forestry Works after the last forest fire.